Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ocak, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Düşman bile değiliz

Ezel dizisi televizyonda yayına girdiği günden beri pek çok kişi tarafından ilgiyle izleniyor. Ramiz Karaeski, dizideki rollerden biri. Tuncel Kurtiz tarafından canlandırılan Ramiz Dayı edebiyata meraklı biri. Geçenlerde bir şiir okudu. Onu paylaşmak istiyorum.

SEN....

En güzel günlerimin
üç mel'un adamı var:
Ben sokakta rastlasam bile tanımayım diye
en güzel günlerimin bu üç mel'un adamını
yer yer tırnaklarımla kazıdım
hatıralarımın camını..
En güzel günlerimin
üç mel'un adamı var:
Biri sensin,
biri o,
biri ötekisi..
Düşmanımdır ikisi..
Sana gelince...
Yazıyorsun..
Okuyorum..
Kanlı bıçaklı düşmanım bile olsa,
insanın
bu rütbe alçalabilmesinden korkuyorum..
Ne yazık!..
Ne kadar
beraber geçmiş günlerimiz var;
senin
ve benim
en güzel günlerimiz..
Kalbimin kanıyla götüreceğim
ebediyete
ben o günleri..
Sana gelince, sen o günleri -
kendi oğluyla yatan,
kızlarının körpe etini satan
bir ana gibi satıyorsun!.
Satıyorsun:
günde on kaat,
bir çift rugan pabuç,
sıcak bir döşek
ve üç …

Japon Selamı

Bir arkadaşınızla karşılaştığınızda yapacağınız ilk şey nedir? Tokalaşmak, sarılıp öpüşmek. Aradaki yakınlığı, sıcaklığı gösterme şeklimiz böyle.

Samsun İl Sağlık Müdürü Mustafa Kasapoğlu, bunun gribin yayılmasında bir etken olduğunu söylemiş. Artık Japonlar gibi tokalaşmadan selamlaşmalıymışız. Bu şekilde gribe karşı önlem alacakmışız.

Sayın sağlık müdürümüz bu tavsiye ettiği selamlaşmayı televizyonda falan gösterse  güzel olur. Ben yabancısıyım bu selamlaşmanın. Benim gibi bu selamlaşmayı bilmeyenler için çok faydalı bi çalışma olurdu.

Şakir Eczacıbaşı Vefat Etti

Türkiye bir sanatçısını, sanat severini, işadamını kaybetti. Şakir Eczacıbaşı, kanser tedavisi gördüğü hastanede hayata veda etti.



Türkiye’de 15, yurtdışında 25 fotoğraf sergisi açmış, kült filmler ödülü almış, her zaman sanatın ve sanatçıların yanında olmuş ve iş dünyasına örnek insanlardandı.

Şakir Eczacıbaşı’nın cenazesi 26 Ocak Salı günü Teşvikiye Camii’nde öğle namazından sonra kılınacak cenaze namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verilecek.

Ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.

Eskilerden Bir Fotoğraf

1961 yılının Kasım ayında, Ankara Hukuk Fakültesi' nde çekilmiş bir fotoğraf.



Bakalım bu fotoğrafta kimler var:

* Dönemin Chp Başkanı ve Başbakan İsmet İnönü ve eşi Mevhibe Hanım,

* İnönülerin yanında,elinde çantasıyla zamanın Zonguldak Milletvekili ve Çalışma Bakanı Bülent Ecevit,

* Arkalarında Ankara Hukuk Fakültesi öğrencilerinden bir grup

* Grubunun içerisinde, Mevhibe Hanım ve Bülent Ecevit' in arasından kareli gömleği, el örgüsü kazağı ve alnına düşen saçlarıyla görünen bir genç.

O genç 1941 doğumlu, 1958 yılında Ankara Hukuk Fakültesi' ne girmiş, yukarıdaki fotoğraf çekildiğinde daha 20 yaşında.

Adı Ahmet Necdet Sezer.

Bir fotoğraf karesine kimler sığmış: Bir cumhurbaşkanı ve başbakan, başka bir başbakan, bir başka cumhurbaşkanı.

İster kader olarak yorumlayın ister şans, enteresan bir fotoğraf.

Bir Kurt Öyküsü

Bugün sizlere vefa üzerine bilindik bir kurt öyküsü anlatacağım:
En vefakar dostumuz gölgemizdir bilirsiniz. Ama unutmayın ki; o da yoldaşlık etmek için güneşli havayı bekler. Hegel
Bir gün, bir kurt avcılar tarafından sıkıştırılıyor. Kurt, ormanda oraya, buraya kaçıyor, ne var ki peşindeki avcılardan bir türlü kurtulamıyor.

Canı tehlikede bir haldeyken bir köylüyle karşılaşıyor, adamın önüne çöküyor ve yalvarmaya başlıyor:

- “Ey ademoğlu, ne olur yardım et bana, peşimdeki avcılardan kaçacak nefesim kalmadı. Eğer sen yardım etmezsen, biraz sonra yakalayıp öldürecekler beni…”

Köylü bir an düşünüyor. Sonra yanındaki boş çuvalı açıp, kurda içine girmesini söylüyor. Çuvalın ağzını bağlayıp, sırtına vuruyor, yürümeye başlıyor. Karşılaştığı avcılar civarda bir kurt görüp görmediğini soruyorlar. Köylü “görmedim” diye cevap veriyor.

Tehlike geçtikten sonra köylü çuvalın ağzını açıyor ve tarlasına doğru yürümeye başlıyor.

Az önce teşekkürler eden kurt “bir dakika” diyor. Köylüden yiyecek istiy…

Sistem Geri Yükleme

Gece bilgisayarımızı kapatıp yatıyoruz. Sabah açtığımızda ne görüyoruz: Bilgisayarımız dün geceki gibi değil. Belki bir donanımı tanımıyor, belki sorunsuz çalışan bir program hata veriyor. Aradık taradık sorunu bulamadık. Korkmayın çaresi var.



Sırasıyla takip edin: Başlat, tüm programlar, donatılar, sistem araçları ve sistem geri yükleme. Windowsumuz belirli aralıklarla bizim için sistem geri yükleme noktaları oluşturur. Herhangi bir sorunla karşılaştığımız zaman yazdığım sırayı takip ederek sistem geri yüklemeye girer, seçtiğimiz herhangi bir sistem geri yükleme noktasına bilgisayarımızı geri döndürürüz.

Sistem geri yükleme sonucunda kayıtlı belgelerimiz kaybolmaz. Ne belgeleriniz, ne göz atma geçmişiniz ne de sık kullanılanlarınız. Bilgisayarınız sorunsuz olarak kullandığınız zamanlara geri dönmüş olur.

Sabah uyanıp bir şeylerin eskisi gibi sorunsuz gitmediğini gördüğümüz zaman hayatta sistem geri yükleme noktaları yok maalesef. Olan olur, yaşanan yaşanır. Gücü yeten, gücü yettiğinc…

Türkiye'de Ortalama Yaşam Süresi

Türkiye'de ortalama yaşam süreleri uzamış. Ortalama 72 yıl yaşıyormuşuz. Ne mutlu bize.

Türkiye'de ortalama yaşam süresi kadınlarda 74, erkeklerde 69 yıla yükselmiş. Aradaki yıl farkı da sanırım dırdırdan kaynaklanıyor. Kadınlar konuşa konuşa adamları erken yaşta gönderiyor. :)

Sevindirici bir haberse bebek ölümlerindeki binde 21'e gerileme. Önceleri çiçek, boğmaca gibi hastalıklardan ilk 5 yıl içerisinde pekçok bebek hayatını kaybediyormuş.

Bu yeni istatistiklerde sağlık sektöründeki yenilikler ve  sağlık hizmetlerinin daha çok insana ulaştırılmasının etkisi büyük sanırım.

Kar Yağıyor

Bugün sadece markete gitmek için evden çıktım. Arabayla usul usul markete kadar gittim. Aceleyle alacaklarımı aldım, döndüm eve. Haberlerde kar yağışının hayatı ne hale getirdiğini seyrettim. Beyaz felaket.

İstanbul başta olmak üzere tüm Marmara Bölgesinde hayat felç olmuş. Elekrikler kesilmiş, tranvay çalışmıyor, metro iptal, ...

Daha birkaç gün önce İstanbul Kültür Başkenti olmuştu. Kutlamalar falan. Hava sıcaklığı -2 oldu, kar yağdı, hayat iptal. Kültür başkentinde  kar yağdığı için tiyatrolarda oyunlar iptal oldu. Hava sıcakken su kesiliyor, soğukken elektrik, yağmur yağdığında sel oluyor. İyi ki Anadolu'da yaşıyoruz. İskandinavya'da yaşasak nolurdu acaba?!

Google Hisse Satacak

Larry Page ve Sergey Brin Google hisselerinin 10 milyonunu satmayı planlıyormuş. Bu satış 5 yıl içerisinde gerçekleşecekmiş.

Arama motoru devi Google, aynı zamanda Adsense, Adwords, Google Translate, YouTube gibi hizmetlerinde sahibi. Google'ın sahipleri, satıştan sonra 47.7 milyon hisseyi elinde bulunduracak. Şuan Google'ın 57.7 milyon hissesi bulunuyor. Satışı planlanan hisselerin değeri 2.75 milyar dolar. İyi para.